K. Maraş merkezli meydana gelen binlerce binayı yıkarak can ve mal kaybına yol açan depremden hasarsız kurtulan birçok binanın arasında ürettikleri binaları yer alan İlbey İnşaatın Ortakları Güleryüz kardeşler doğru uygulama ve yapıların depremde sınavı geçtiğine işaret etti.

IMG_20230226_125018_1IMG_20230226_123432            İskenderun’da felaketin en etkili olduğu mahallerinden biri olan İsmet İnönü Mahallesi’nde kısa bir süre önce inşaatı tamamlanarak hak sahiplerine teslim edilen İlbey Rezidansı inşa eden İlbey İnşaat ortaklarından İnşaat mühendisi Hakan Güleryüz ve kardeşi mimar Yahya Güleryüz, depremin değil, binaların insanları öldürdüğü bir kez daha görüldüğünü söyledi.

            İnşaat Mühendisi Hakan Güleryüz 12 yaşından bu yana rahmetli babası Jeoloji Mühendisi İlhan Güleryüz’le birlikte sektörün içerisinde bulunduklarını belirterek “Depreme karşı dayanıklı olabilecek binaların ana gövdesi olan kolanlarımızı, perde betonlarımızı, kirişlerimizi, kullandığımız demirin özelliklerini sürekli anlatmaya çalıştık. Kesinlikle inşaatımıza analizsiz demir, parça demir kullanmadık. Ne olduğu belli olmayan betonlar dökmedik. Projemiz ne ise biz onu uyguluyoruz. Biz sürekli şantiyenin içerisinde bünyemizde inşaat mühendisi olmasına rağmen denetler yapıyoruz. İlbey Rezidans için konuşacak olursak zeminde her bloğun altına 56 adet 15 metre derinlikte fore kazık kullandık. 1.5 metre radya temel bulunmaktadır. Biz bunu yıllardır insanlarımıza anlatamaya çalışıyoruz. Deprem değil, tedbirsizlik öldürür diye sürekli anlattık. Ama herkes bize, boyanın rengini, musluğun markasını, kapının cinsini sordu. Her şeyden önce binanın ana iskeletine dikkat etmemiz gerekiyor. Binada kullandığımız kapılar, boyalar, banyo malzemeleri değişebilir ama binanın ana iskeletini değiştiremezsiniz. Biz bu sektörde hem mekteplisi hem de alaylısıyız. Biz ana iskeleti anlatmaya devam edeceğiz. Bu güne kadar hiç kimse ne acıdır ki bana betonu ve demiri soran olmadı. Biz gerek sosyal medya üzerinden gerekse kataloglarımızda ana iskelette kullandığımız malzemeleri detaylıca anlatıyoruz. 550 daire yaptık ve hak sahiplerine verdik. Çok şükür en ufak bir olumsuzlukla karşılaşmadık. Hasarımız yok, binalarımız sapasağlam ayaktadır” diye konuştu.

Her depremde sürekli kesilen kolonlara da dikkat çeken Hakan Güleryüz “Öncelikle kolon kesme işleminden vazgeçilmesi gerekiyor. Kolonlar bir taşıyıcı görevi aldığı için çok önemlidir. Toplum olarak bilinçlenmemiz lazım. Devletin bilinçlendirmesi lazım. Çizdiğimiz projeleri biz kendimiz belediyelerdeki ilgili kişilere anlatıyoruz. Yüksek katlı binalar asla öldürmez, tedbirsizlik öldürür. Şu anda yaptığımız binamız bodrumla birlikte 13 katlıdır. Bodruma, asansöre perde beton kullanıyoruz. Çekirdeği oluşturduktan sonra kesinlikle depremlerden korkmayız. Bazı kişiler binam sağlam olsun dilerek bir metrelik kolon 1.5 metre yapılıyor. Bu da binaya gereksiz bir yük yüklediği için yanlış bir işlem oluyor. Bu işlem de yıkıma sebebiyet verebiliyor. Projemiz ne ise ona uyalım. Betona 21 gün kesintisiz sulanması gerekiyor. Birçok kişi buna uymuyor. Birkaç gün suluyor sonra da bırakıyor. Bu işlem betonun mukavemetini kırıyor” şeklinde konuştu.  

İlbey İnşaat ortaklarından İnşaat Mühendisi Güleryüz, yatay mimarinin alan kaybından başka bir sonuç vermediğini ileri sürerek “Gündemde olan dikey veya yatay mimari tartışmasında dikey mimari, yatay mimariden daha avantajlıdır. Tarım alanlarımız, otopark ve yeşil gibi alanlarımız kalmadı. Dikey mimaride alanlarımız daha çok olur. Yatay mimaride ise dönümlerce alan kaybımız oluyor” dedi.  

           

YÜKSEK BİNALAR ÖLDÜRMEZ

İlbey İnşaat ortaklarından Mimar Yahya Güleryüz, depremin öldürücü olmadığını, burada binaların imalatından kaynaklanan yanlışların can kaybına yol açtığına vurgu yaparak  şunları söyledi: “Yaşadığımız bu afetten dolayı gerçekten acımız çok büyüktür. Öncelikle yüksek katlı binalar statik ve mimari projesinde bir sıkıntı yoksa depremden hasar görmez kanaatindeyim. Deprem öldürmez ama yapılan yanlış işler öldürür. Bunlar binanın statiğiyle ilgilidir. Dünyanın birçok yerinde çok katlı binalar mevcuttur. Herkes Japonya’daki depremi örnek gösteriyor. Önlemler ve tedbirler alındığı sürece her hangi bir yıkımla karşılaşılmayacağını görüyoruz. Bunu insanlara anlatmaya çalışıyoruz. Ama insanımızda yere yakın olsun, zemin kat olsun diye algılar hakim. Her hangi bir sarsıntıda hemen dışarıya çıkabilmeleri açısından vatandaşımız bu düşüncesinde haklı olabilir. Aslında bu algısı yanlıştır. Çünkü deprem esnasında üst katlara çıkılması gerekmektedir. Bir yıkım sırasında üst taraflardan gelecek yük daha ağır olmaktadır. Denizin ortasında yapılan gökdelenler var. Bunların hiçbirinde yıkım olmadığını görüyoruz”

Markalar ambalaja odaklandı Markalar ambalaja odaklandı

Mimar Güleryüz, konut tercihi yaparken, dikkat edilmesi gereken birçok özelliğin olduğunu dile getirerek “Binanın sağlamlığına, kolon ve kirişlerin bağlantılarına, binanın kaldırabileceği yükü depreme dayanıklılığına etki edecek tüm teknik özellikleri anlatıyoruz. Biraz daha güven verebilmek için anlatıyoruz. En azından evlerinde rahat ve güvenle oturabilmeleri için anlatıyoruz. İşin ehline, okulunu okuyana güvenirsek daha güvenli yapılar ortaya çıkacağını düşünüyorum” diye konuştu.

IMG_20230226_130912_1