2025-2026 yılına ilişkin filtre sektörünün genel durumunu değerlendirerek, ithalat, ihracat, döviz kuru, yatırım ortamı ve istihdam konularında önemli açıklamalarda bulunan Ahmet Tarık Dinçer, 2025 yılının sektör açısından sıkıntılı geçtiğini hatırlattı. Özellikle ithalat politikalarının yerli üreticiyi zorladığını kaydeden Dinçer “2025 yılı filtre sektörü açısından biraz sıkıntılı geçti. Yıl boyunca ithalatla ilgili herhangi bir sınırlama getirilmediği için yurt dışından çok fazla filtre Türkiye’ye giriş yaptı” dedi.
Dinçer, tekstil sektöründe yaşanan sıkıntıların filtre sektörünü de etkilediğini vurgulayarak, yüksek enflasyon ve baskılanan döviz kurunun ihracatçı firmalar üzerinde ciddi maliyet baskısı oluşturduğunu söyledi.
YÜKSEK FAİZ VE
DEPREM ETKİSİ
2025 yılında uygulanan yüksek faiz politikalarının yatırımları olumsuz etkilediğine dikkat çeken Dinçer, bölgenin yaşadığı deprem felaketinin de üretimi derinden sarstığının altını çizerek “Türkiye filtre üretiminin yaklaşık yüzde 70’inin karşılandığı bir ilçede yaşıyoruz. Depremden buradaki tüm firmalar ciddi zarar gördü. Eğer faizler bu kadar yüksek olmasaydı ve döviz kuru daha dengeli olsaydı, 2025 bizim için çok daha rahat geçebilirdi” diye konuştu.
İTHALATA SINIRLAMA
KARARI UMUT VERDİ
2025 yılının sonunda alınan ve 2026’yı kapsayan ithalat sınırlaması kararının sektör için büyük bir moral kaynağı olduğuna vurgu yapan Dinçer şunları kaydetti: “2025’in son günü alınan ve ithalatı sınırlayan bakanlık kararı bizi çok sevindirdi. Bu karar, 2026 yılı için sektöre dair umutlarımızı ciddi anlamda artırdı.”
TÜRKİYE’DE 2 MİLYAR DOLARLIK FİLTRE PAZARI
Türkiye’de filtre sektörünün büyüklüğüne dikkat çeken Dinçer, iç pazardaki potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini vurgulayarak “Türkiye’de yaklaşık 2 milyar doların üzerinde bir filtre hacmi var. Ancak biz yerli üreticiler olarak bugüne kadar bundan yeterince faydalanamadık. Türkiye genelinde filtre ihracatının yaklaşık 700 milyon dolar seviyesinde, buna karşın 1 milyar 700 milyon dolar civarında ithalat yapılıyor” diye konuştu.
İSTİHDAM VE YATIRIM ÇAĞRISI
2025 yılında sektörde yaklaşık 1.500 kişinin işsiz kaldığına değinen Dinçer, yeni düzenlemelerle bu kaybın telafi edilebileceğini aktararak “İç piyasadaki hacmi konsolide edebilirsek, sadece kaybettiğimiz istihdamı geri kazanmakla kalmayıp, üzerine 1.000–1.500 kişilik yeni istihdam da oluşturabiliriz. Yurt dışı ile rekabette geri kalınmasının nedenleri de makineleşme ve teknoloji yatırımları yetersizliğidir. Sanayi ve Maliye Bakanlığı’na Çağrı yapıyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile KOSGEB başta olmak üzere ilgili kurumlara yatırım desteklerini artırmalıdır. Her yeni makine yatırımı ve her teknolojik gelişme, bizi uluslararası pazarda daha rekabetçi hale getiriyor. Döviz kurunun da enflasyona daha yakın seyretmesi halinde ihracatta ciddi bir patlama yaşanacağını öngörüyoruz. Alınan kararların hem iç piyasada hem de ihracatta sektörü güçlendireceğinden bu yıla umutla bakıyor, 2026 yılının sektör için daha güçlü geçeceğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.










