Akyürekoğlu Plaketi Verdi
Akyürekoğlu Plaketi Verdi
İçeriği Görüntüle

Eskiden aile denince akla aynı evde yaşayan, aynı sofraya oturan, birbirinin hayatına fazlasıyla karışan insanlar gelirdi. Şimdi ise aynı evde olup birbirinin hayatını pek de bilmeyen bireylerden söz ediyoruz. Çünkü çağımızın en güçlü kelimelerinden biri: Bireyselleşme. Herkes kendi alanını, kendi kararını, kendi yolunu çizmek istiyor. Bu kötü mü? Hayır. değil, ama aileyi dönüştürdüğü de bir gerçek.
Artık insanlar ‘’yuva kurmak’’için değil ‘’hayatım anlamlansın” diye evleniyor. Bu güzel bir şey gibi duruyor ama küçük bir şartı var: O anlam hissi bittiğinde, ilişki de sorgulanıyor. O yüzden evlilikler daha çok “sürdürülmesi gereken bir görev” olmaktan çıkıp, “iyi hissettirdiği sürece devam eden bir ortaklık” haline geldi. Aşk var, emek var ama sabır eskisi kadar bol değil.

Anne-babalık da değişti. Eskiden “sözümden çıkma” vardı, şimdi “çocuğum mutlu mu?” sorusu var. Çocuklar daha çok dinleniyor, daha çok ciddiye alınıyor. Bu harika. Ama bir yandan da anne-babalar kendilerini sürekli yeterli hissetmemekle boğuşuyor. Her şeyden sorumlu olduklarını düşünüyorlar: Çocuğun başarısı da onların eseri, mutsuzluğu da. Bu da aileye görünmez bir stres yüklüyor.

Kuşaklar arası ilişkiler de eskisi gibi iç içe değil. Gençler daha erken ayrılıyor, yaşlılar daha çok yalnız kalıyor. Aile artık “hep birlikte yaşanan bir kader” değil; daha çok, herkesin kendi hayatını yaşadığı ama ara sıra uğradığı bir liman gibi. Bazen sıcak, bazen sessiz, bazen de biraz mesafeli.

En ilginç tarafı şu: Aynı evin içinde herkes kendi dünyasında. Salon dolu ama sohbet yok. Telefonlar var, ekranlar var ama göz göze gelmek zor. Yan yanayız ama birlikte değil gibiyiz. Bireyselleşme özgürlük getirdi ama aynı zamanda duygusal yalnızlığı da kapıdan içeri aldı.

Yani bireyselleşme aileyi yıkmadı, sadece başka bir şeye dönüştürdü. Daha esnek, daha kırılgan, daha “ben” odaklı bir aile var artık. Mesele şu: Bu “ben”leri bir arada tutacak bir “biz” duygusunu hâlâ kurabiliyor muyuz? Çünkü aile dediğin şey, sadece aynı çatı altında olmak değil; aynı duyguda buluşabilmek.
Sevgiyle birbirinize sarılmanız diıeğiyle, haftaya başka bir yazıda buluşmak üzere, hoşça kalın.