İskenderun Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde düzenlenen farkındalık etkinliğinde konuşan Dr. Mehtap Bican, merkezin 2013 yılından bu yana hizmet verdiğini, yaklaşık 360 danışanın buradan sağlık hizmeti aldığını ifade ederek şizofreni ve bipolar bozukluk gibi ağır ruhsal hastalığı bulunan bireylere destek sağladıklarını kaydetti.

Merkezde daha çok hastaların akut atak dönemlerinden sonra rehabilitasyon süreçlerine odaklandıklarını vurgulayan Dr. Bican, “Biz hastalarımız iyileştikten ve remisyon dönemine girdikten sonra devreye giriyoruz. Amacımız tedavi sürekliliğini sağlamak, hastane yatışlarını azaltmak, hasta ve ailelerini hastalık hakkında bilgilendirmek” dedi.

“ŞİZOFRENİ KİMLİK DEĞİL, HASTALIKTIR”

Toplumdaki damgalamaya da dikkat çeken Dr. Bican, ruhsal hastalıkların bir kimlik gibi görülmesinin yanlış olduğunun altını çizerek “Bu hastalıklarla ilgili toplumdaki ön yargıları ortadan kaldırmak istiyoruz. Şizofreni bazen bir hastalık değil de bir kimlik gibi algılanıyor. İnsanların etiketlenmesi ve damgalanması yanlış. Şizofreni bir beyin hastalığıdır, tercih değildir…

“ATÖLYELERİMİZDE

BECERİNİ GELİŞTİRİYORLAR”

Merkezde hastalara sosyal becerilerini geliştirmeye yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenmekte, resim, müzik ve el sanatları atölyelerimiz var. Halk Eğitim Merkezi’nin desteğiyle usta öğreticiler eşliğinde çalışmalar yapıyoruz. Bu etkinlikler hastalarımızın hem birbirleriyle kaynaşmasını hem de el becerilerini geliştirmesini sağlıyor” diye konuştu.

Toplumda şizofreni görülme oranının yaklaşık yüzde 1 olduğunu, merkezin yalnızca İskenderun’a değil Arsuz, Belen, Dörtyol, Payas ve Erzin ilçelerine de hizmet verdiğini, Deprem ve göç süreçlerinin hastaları olumsuz etkilediğine vurgu yapan Bican, “Yaşadığımız deprem, kayıplar ve göç olayları hastalarımızın ataklarını tetikledi. Bunlar kronik hastalıklar ancak akut dönemlerde uygulanan tedaviler sonrası hastalar yeniden remisyona girebiliyor. Şizofreni hastaları toplumda şiddetle ilişkilendirilmesine karşıyız. Şiddet gösteren bireyler daha çok kişilik bozukluğu ya da madde kullanım bozukluğu olan kişilerdir. Şizofreni hastalarının şiddetle bağdaştırılmasını doğru bulmuyoruz” şeklinde konuştu.