Hatay Safran’ın kurucusu Kübra Kiremitçi, yaklaşık bir buçuk yıl önce tarımsal girişim olarak yola çıktıklarını Hatay’da safran üretimi, ürünün ekonomik potansiyeli ve farklı sektörlerdeki kullanım alanlarına ilişkin çalışma yürüttüklerini söyledi. Kırıkhan ilçesindeki Alanya Yaylası’nda yaklaşık iki dönümlük araziye uyguladıkları ekim ile bu işe başladıklarını söyleyen Kiremitçi, üreticileri teşvik etmek ve bölgede safran üretimini yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar yürüttüklerini aktardı.

Ürettikleri safranı satarak ve tanıtarak daha fazla insanın bu ürünü tanımasını amaçladıklarını kaydeden Kiremitçi, “Hatay’da hem safran üreticilerini teşvik etmek hem de bir üretici ağı oluşturmak istiyoruz. Ürettiğimiz baharatı insanlara tanıtarak mutfaklarda ve kullanılabileceği farklı alanlarda daha fazla yer almasını sağlamaya çalışıyoruz. Bu konuda üniversitelerdeki akademisyen ve hocalarımızla da istişare ederek ilerliyoruz” dedi.

“RAKIM YÜKSELDİKÇE KALİTESİ ARTABİLİYOR”

Safranın farklı bölgelerde yetiştirilebildiğini ancak yetiştiği bölgenin rakımının ürünün özellikleri üzerinde etkili olabildiğini belirten Kiremitçi, yüksek rakımlı bölgelerde yetişen safranın rayiha, aroma ve kalite açısından daha iyi sonuçlar verebildiğini ifade etti.

Hatay’ın verimli topraklarına dikkat çeken Kiremitçi, bölgenin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Hatay’ın toprakları çok bereketli. Biz, burada katma değeri yüksek ürünlerin de yetiştirilebileceğini insanlara göstermek istiyoruz” diye konuştu.

Safran yetiştiriciliğinin başlangıç maliyetlerinin yüksek olabildiğini ancak uzun vadeli üretim açısından önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Kiremitçi, safranın soğanlı bir bitki olduğunu ve uygun koşullarda aynı dikimden birkaç yıl boyunca verim alınabildiğini kaydetti.

GASTRONOMİDEN TEKSTİLE BİRÇOK ALANDA KULLANILIYOR

Safranın başta gastronomi olmak üzere birçok sektörde değerlendirildiğini belirten Kiremitçi, ürünün yemeklerde, tatlılarda ve alkollü ya da alkolsüz kokteyllerde kullanılabildiğini söyledi.

Safranın ilaç ve gıda takviyesi üretimi ile kozmetik sektöründe de ilgi gördüğünü ifade eden Kiremitçi, tekstil ve boya sanayisinde de kullanım alanı bulunduğunu belirtti.

Safranın renklendirme özelliğine işaret eden Kiremitçi, bitkinin farklı sektörlerde değerlendirilebilmesinin ekonomik potansiyelini artırdığını vurguladı.

“YERLİ ÜRETİMİ YAYGINLAŞTIRMAK İSTİYORUZ”

Türkiye’de farklı safran çeşitlerinin bulunduğunu belirten Kiremitçi, Safranbolu safranının yanı sıra kendi üretimlerinde Karaaslan cinsi safranı kullandıklarını söyledi.

Karaaslan cinsi safranın Türkiye’nin farklı bölgelerindeki iklim koşullarına uyum sağlayabildiğini ifade eden Kiremitçi, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinden Kocaeli ve Düzce’ye, Hatay’a kadar farklı bölgelerde yetiştiricilik yapılabildiğini dile getirdi.

Hatay’ın tarımsal kalkınmasına katkı sunmak amacıyla uzun süre araştırma yaptığını belirten Kiremitçi, safranda karar kılmasının nedenlerini şöyle anlattı:

“Burayı tarımsal anlamda kalkındırmak, toprağı değerlendirmek ve yüksek katma değerli ürünler yetiştirmek için ciddi araştırmalar yaptım. Sonunda safranda karar kıldım. Çünkü safran, doğru koşullarda uzun yıllar verim alınabilen, dış ticaret açısından potansiyeli bulunan ve farklı sektörlerde değerlendirilebilen bir bitki. Hem üreticisine ekonomik katkı sağlayabilecek hem de ülkemizin tarımsal üretim çeşitliliğini artırabilecek bir ürün olduğuna inanıyorum.”

Kiremitçi, Hatay’da safran üretiminin yaygınlaşmasının bölgedeki üreticilere yeni fırsatlar sunabileceğini ve tarımsal arazilerin daha yüksek katma değer sağlayan ürünlerle değerlendirilmesine katkıda bulunabileceğini sözlerine ekledi.