TÜBİTAK 1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı kapsamında yürütülen 23Y361 numaralı proje çerçevesinde elde edilen ilk bulgular, İskenderun Balıkçı Barınağı’nda düzenlenen toplantıyla ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileriyle paylaşıldı.

“Türkiye’nin Güneydoğu Akdeniz Kıyılarında Yüzer Makro-Mega Deniz Çöplerinin Miktarları, Dağılımları, Kompozisyonları ile Yabancı-Yayılımcı Türlerin Taşınmasına Olan Etkilerinin Araştırılması” başlıklı projenin yöneticiliğini Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Cem Çevik yürütüyor. Projede İskenderun Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tahir Özcan ile Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Gündoğdu araştırmacı olarak görev alıyor.

İSKENDERUN KÖRFEZİNDE ÇÖP YOĞUNLUĞU…

Projede yer alan İskenderun Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tahir Özcan, yaptıkları araştırmalarda Yumurtalık ile İskenderun arasındaki bölgede yoğun bir çöp alanı gördüklerini dile getirerek “Akıntıyla birlikte en yoğun çöplerin İskenderun Körfezi’nde olduğunu gördük. Birde Samandağ ile Mersin arasındaki hat üzerinde akıntıyla birlikte iki çöp yoğunluğunu tespit ettiğimiz noktaydı” dedi.

PLASTİK ATIKLAR CANLI TÜRLERİNİ DE TAŞIYABİLİYOR

Prof. Dr. Cem Çevik de, projenin İskenderun ve Mersin körfezlerindeki mega deniz çöplerinin yoğunluk ve dağılımının belirlenmesi amacıyla yürütüldüğünü belirterek, deniz çöplerinin canlı türlerinin, özellikle de yabancı türlerin farklı bölgelere taşınmasına katkı sağlayıp sağlamadığının araştırıldığını söyledi.

KANSERİN TETİKLEYİCİ NEDENİ…

Çevik, plastik kirliliğinin yalnızca deniz yüzeyinde görülen büyük atıklardan ibaret olmadığını, mikroplastiklerin deniz ortamındaki çeşitli kirleticileri yüzeylerinde tutabildiğini belirterek, konunun çevre ve insan sağlığı açısından da araştırılması gerektiğine dikkat çekerek “Mikroplastikler kirleticileri mıknatıs gibi çekiyor, asıl bizi endişelendiren kısmı bu taraf. Denizde bir birim olan bir kirletici, plastiğe yapıştığında yüzbinlerce artabiliyor. Denizde yüzerken bile ağızımıza giren deniz suyu ile büyük bir kirletici yükü de almış oluyoruz. Dünya Sağlık örgütünün bu mikroplastiklerin üzerinde kanserin tetikleyici nedenlerinden biri olarak kabul edilir” diye konuştu.

Arsuz’da Afet Sonrası Hasar Tespitine başlandı…
Arsuz’da Afet Sonrası Hasar Tespitine başlandı…
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Sedat Gündoğdu ise Doğu Akdeniz’de deniz akıntılarıyla taşınan plastik atıkların yanı sıra, bu atıkların üzerinde taşınabilen yabancı ve istilacı türlerin de incelendiğini ifade etti.

HATAY KIYILARI

ÖNEMLİ BİR GEÇİŞ BÖLGESİ

Afrika kıyıları ile Doğu Akdeniz’deki farklı ülkelerden denize ulaşan plastik atıkların akıntılar aracılığıyla Türkiye kıyılarına kadar taşınabildiğini belirten Gündoğdu, özellikle Suriye ve Lübnan gibi komşu ülkelerdeki atık yönetimi altyapısındaki yetersizliklerin bu taşınımda etkili olduğunu kaydetti.

Hatay kıyılarının söz konusu taşınım açısından önemli bir bölge olduğunu vurgulayan Gündoğdu, Samandağ’dan İskenderun Körfezi’ne kadar uzanan bölgede çok sayıda plastik atıkla karşılaşıldığını söyledi. Saha çalışmalarında Mısır, Lübnan, Suriye, İsrail ve Filistin kıyılarından denize ulaşan atıkların akıntılarla bölgeye taşınabildiğinin gözlemlendiğini aktardı.

Bölgede balıkçılık ekipmanları, tek kullanımlık plastikler, ambalaj atıkları ve tarımsal plastiklerin başlıca atık türleri arasında yer aldığı belirtildi.

ASİ NEHRİ DE

ÖNEMLİ BİR KAYNAK

Gündoğdu, ülkelerin karasularındaki deniz çöplerinin önemli bölümünün karasal kaynaklı olduğunu belirterek, Asi Nehri’nin de bölge açısından önemli bir karasal girdi oluşturduğunu ifade etti.

Özellikle yoğun yağışların ardından karadaki plastik ve diğer atıkların akarsular aracılığıyla denize taşınabildiğine dikkat çeken Gündoğdu, İskenderun Körfezi’ne ulaşan plastiklerin deniz akıntılarıyla Adana, Mersin ve Antalya kıyılarına, devamında ise Muğla’ya kadar taşınabildiğini söyledi.

Proje kapsamında mega deniz çöplerinin deniz akıntılarıyla hareketliliğinin takip edildiğini belirten Gündoğdu, elde edilen bulguların ilgili kurumlar ve bakanlıklarla paylaşılacağını kaydetti.

Çalışmanın, Doğu Akdeniz’deki deniz çöplerinin hareketliliğinin ve bu atıkların deniz ekosistemi üzerindeki olası etkilerinin anlaşılması açısından önem taşıdığı belirtildi.

Mikroplastik Atiklar (6)Mikroplastik Atiklar (5)Mikroplastik Atiklar (4)Mikroplastik Atiklar (3)Mikroplastik Atiklar (2)Mikroplastik Atiklar (1)