Potanın Tarzanları, Çekya Ligi MVP'sini kadrosuna kattı Potanın Tarzanları, Çekya Ligi MVP'sini kadrosuna kattı

Heyecan duymak, heyecanı yaşamak belki de dünyanın en güzel duygularındandır. O heyecana kapılıp hayallerinizin peşinden gitmek ve bu hayallerin tamamını değil ama bir bölümünü bile gerçekleştirmek, sizi tarif edemeyeceğiniz mutluluklara sevk eder.
     
      İşte üç yıl önce bu hayallerin peşinden koşmak için yola çıkan, bu bitik şehrin kendi deyimiyle “delisi“ olmaya karar veren İskenderunspor Kulüp Başkanı Hakan Bolat, yaptığı basın toplantısıyla “Benden bu kadar.” dedi ve İskenderunspor Kulüp Başkanlığını bırakmaya karar verdiğini açıkladı.
    Takımı 3. Ligden  2. Lige çıkarmayı başaran, 2. Ligde zirveye oynatan ve 2 sezon üst üste play-offlarda 1. Lige çıkmayı kaçıran bir başkandan bahsediyoruz. Siyasilerin dalaverelerine maruz kalmış ne Büyükşehir ne İlçe Belediyesi ne de kerli ferli iş insanlarının desteğini alarak bu başarıları elde etmiş; üstüne deprem yaşamış, bir çalışanı ve bir alt yapı sporcusunu kaybetmiş, rant uğruna stadı göz göre göre yıkılarak evsiz bırakılıp iki sezondur göçebe hayatına zorlanmış, bütün bu kahredici olumsuzluklara rağmen yılmamış, İskenderun’un adını başarıyla Türkiye’ye duyurmuş ama karşılığında İskenderun’dan istediği desteği maalesef görememiş bir Başkan...
     Kendi deyimiyle bugüne kadar cebinden 230 milyon TL  harcanmış. 7.5 milyon dolar civarında bir para. Bu ülkenin berbat giden ekonomik şartlarında gerçekten çok ciddi bir para.
      Her ne kadar kendi şirketi de olsa, İskenderunspor’un İskenderun’u  temsil ettiğini unutmamalıydık. Bu kadar kötü giden ekonomik düzende bu kadar parayı harcamak, gerçekten de sadece deli olan birinin yapacağı bir iş.
      İskenderun’da İskenderunspor’a hiç kimse destek olmadı. Hatta köstek olundu bile diyebiliriz. Geçmiş dönem İskenderun Belediye Başkanının ısrarla mevcut stadı yıktırması, diğer siyasilerin seyredip olanları kabullenmesi, göstermelik el değmelerle kulübe yardımcı oluyorlarmış gibi yapmaları, sadece sahtecilikle açıklanabilirdi. Geçmiş dönem Büyükşehir Başkanının hiç destek olmaması da ayrı bir tartışma konusu…İskenderun iş insanlarından toplanan paraların Hatayspor’a akıtılması sağlanırken, en az bir bölümünün bu şehrin profesyonel kulübüne verilmemesi de affedilecek bir hata değildi. Tabii ki bunlar planlı olarak yapılan eylemler. Hiçbir güç bu olumsuz durumun karşısına geçip “Dur!” diyemedi, bundan sonra da diyeceğini sanmıyorum.
     Bizim deli Başkan da bu durumu artık kavramış olacak ki başta etrafındaki siyasilerin yalanlarına tok olduğunu söylüyor, daha önce söz verenlerin hiçbirinin sözünde durmadığını belirtiyor ve artık iki yüzlülükten bıktığını çok üzgün bir ifadeyle dile getiriyor.
     Açıkçası Başkan’a hak veriyorum. Kulübü yönetme şeklini eleştirebilir, beğenmediğiniz birçok yanını, kadro mühendisliğini, çok sayıda sporcunun transfer edilip çok sayıda sporcunun kısa sürelerle gönderilmesi üzerine konuşabilir, bir hocayla tam bir sezonu bitirmediği için de çok şey söyleyebilirsiniz. Lakin ailesinden çaldığı zamanı bu kulübe ayırırken, kasasından çıkarıp bunca milyonu bu şehrin takımına harcamasıyla ilgili olumsuz hiçbir şey söyleyemezsiniz.
      Hayallerinin peşinden gitmek bazen insanın gözünü karartır. Tıpkı bizim Başkan’ın gözünü kararttığı gibi. Bu Kulübe daha önce başkanlık yapan insanlar da önemli ölçüde ceplerinden para harcamak zorunda bırakıldı. Onlar da ciddi destek görememiş, çocuklarının rızklarını bu kulübe gömmüşlerdi.
    Bu durum, şehrin kaderi olsa gerek. Hani hiçbir iyilik cezasız kalmaz ya! Bu güzellikleri yapıp elini taşın altına koyan başkanlar da hep yalnız bırakılarak cezalandırılmışlardır.
      Uzatmayalım; ben bir İskenderunlu olarak bu formayı giymiş, bu kulüpte yöneticilik yapmış birisi olarak Başkan Hakan Bolat’ı gördüğüm her yerde, ona bu kulübe hayat verdiği ve bütün Türkiye’ye İskenderun ismini duyurduğu için her defasında teşekkür ettim. Şimdi yeniden teşekkür ediyorum. Emekleri asla inkar edilemez.
     Her şeye rağmen yeni sezon için ortaya koyduğu bir gider rakamı var. Her ne kadar ben bırakacağım dese de siyasilerin,  mülkî amirlerin bir araya gelerek güçlü iş insanlarından sağlayacakları kaynaklarla pekâlâ önümüzdeki sezon da kulübün başında kalması için ikna edilebilir diye düşünüyorum.
      Yıkık dökük şehrimizde en azından profesyonel futbol yaşamaya devam etmeli ve insanların sosyalleşmesi sağlanmalıdır. 
      Şehrimizde yeteri kadar deli var. Tabii ki Sayın Başkan’ı bu delilerden ayrı tutuyor,  aslında onun ne kadar akıllı olduğunu biliyoruz. Dileriz bu konsorsiyum sağlanır ve İskenderun adını Türkiye’ye duyuran tek marka olan İskenderunspor kapanmayla karşı karşıya kalmayarak yaşamaya devam eder.

Editör: Halit Sapmaz