Peki işverenler ne arıyor?

Bir diploma mı, yoksa bir Instagram profili mi?

Bugün birçok şirket, adayın yalnızca ne iş yaptığını değil, nasıl bir insan olduğunu da anlamaya çalışıyor. Bunun için de sosyal medya hesaplarına göz atıyor. Paylaşımlar, yorumlar, takip edilen hesaplar, hatta kullanılan dil bile bir değerlendirme aracına dönüşebiliyor.

Fakat burada önemli bir soru var: Sosyal medya gerçekten kim olduğumuzu mu gösteriyor?

Bence hayır.

Çünkü sosyal medya çoğu zaman hayatın kendisi değil, vitrinidir. İnsanlar en mutlu anlarını paylaşır, en güzel fotoğraflarını seçer, göstermek istedikleri yönlerini sergiler. Kimi olduğumuzdan çok, nasıl görünmek istediğimizi anlatır.

Bir insanı birkaç paylaşımına bakarak tanımak mümkün müdür? Bir tatil fotoğrafı çalışkan olup olmadığını gösterir mi? Bir eğlence gecesi sorumluluk duygusunu ölçebilir mi? Ya da hiç paylaşım yapmayan biri gerçekten içine kapanık mıdır?

Belki de asıl tehlike burada başlıyor. İnsanları tanımak yerine onları etiketlemeye başlıyoruz.

Antakya Serinyol’un Acı Kaybı!
Antakya Serinyol’un Acı Kaybı!
İçeriği Görüntüle

Oysa karakter, bir ekranın içine sığmaz. Bir insanın dürüstlüğü, çalışkanlığı, vicdanı ve yeteneği birkaç gönderiyle ölçülemez. Sosyal medya bize ipuçları verebilir, ancak bir insanın tamamını anlatamaz.

Görünen o ki gelecekte iş görüşmeleri yalnızca masalarda yapılmayacak. Dijital izlerimiz de bizim yerimize konuşacak. Ancak unutmamamız gereken bir şey var:

Bir profil, bir insan değildir.

Ve belki de bugün sormamız gereken en önemli soru şudur:

İşe çalışan mı alıyoruz, yoksa sosyal medyada oluşturulmuş bir imajı mı?

Haftaya görüşmek dileğiyle hoşçakalın sevgiyle kalın.