İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Barbaros Hayrettin Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ateş, Amanos Tünelleri Projesi’nin hayata geçirilmesiyle Doğu Akdeniz’de liman rekabetinden uluslararası ticaret güzergâhlarına kadar birçok alanda önemli değişimler yaşanabileceğini belirtti.

HATSO Başkanı Çinçin 25  Komitenin 18'ini Aldı
HATSO Başkanı Çinçin 25 Komitenin 18'ini Aldı
İçeriği Görüntüle

Ateş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından dünyanın ilk fonksiyonel üçlü tüp projesi olarak tanıtılan ve 2028 yılı sonu veya 2029 yılı başında tamamlanması planlanan Amanos Tünelleri, yalnızca ulaşım mesafelerini kısaltacak bir yatırım olmanın ötesinde, bölgenin ekonomik ve lojistik geleceğini etkileyecek stratejik projeler arasında gösterildiğini belirtti.

İSKENDERUN KÖRFEZİ LİMANLARININ ÖNEMİ ARTACAK

Projenin tamamlanmasıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerin yanı sıra Kuzey Irak'tan gelecek tarımsal ve sanayi ürünlerinin İskenderun Körfezi limanlarına ulaşımının kolaylaşması beklendiğini açıklamasında vurgulayan İSTE öğretim üyesi Prof.Dr Ateş, Irak ve Suriye ile gerçekleştirilen ticarette de yeni lojistik fırsatlar ortaya çıkabilecek diyerek şöyle devam etti:

“ Bu gelişmelerin İskenderun Körfezi limanlarının hinterlandını genişletmesi, özellikle Güneydoğu Anadolu kaynaklı yük taşımacılığında Mersin Limanı karşısında rekabet avantajı oluşturması bekleniyor. Artacak yük hacmiyle birlikte bölgede yüksek kapasiteli bir ana konteyner limanına duyulan ihtiyaç da gündeme gelebilecek.”

ULUSLARARASI TİCARET KORİDORLARINDA HATAY'IN ROLÜ

Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki Orta Koridor bağlantıları, Kalkınma Yolu Projesi ve Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılmasına yönelik girişimler, Doğu Akdeniz'in stratejik önemini daha da artırdığını ifade eden Prof Dr Ateş, “ On İkinci Kalkınma Planı'nda Doğu Akdeniz'de bir ana liman oluşturulmasının hedeflenmesi de bölgedeki lojistik yatırımların bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini gerekli kılıyor. ”dedi.

HATAY'IN LOJİSTİK MASTER PLANI GÜNDEME GELMELİ

Prof. Dr. Alpaslan Ateş, Hatay'ın bu büyük dönüşüme ne kadar hazır olduğu konusunda da şu açıklamayı yaptı:

“Mevcut ulaşım altyapısı, şehir içi trafik, liman ve demiryolu bağlantıları, lojistik alanların durumu ve deprem sonrasında yeniden yapılanma süreci dikkate alındığında, gelecekte artması beklenen yük hareketlerinin bölgeye etkilerinin şimdiden değerlendirilmesi gerekiyor.

Hatay'ın lojistik geleceğine ilişkin çalışmaların geçmişte de ele alındı. Kamuoyuyla paylaşılan İskenderun Lojistik Köyü ile Antakya ve Osmaniye Lojistik Destek Merkezleri Master Planı yeniden önem kazanıyor.

Söz konusu plan kapsamında lojistik köy kurulması, liman bağlantılarının geliştirilmesi ve ulaşım altyapısının iyileştirilmesi gibi önemli öneriler ortaya konulmuştu.

Bugün ise öncelikle bu planın ne kadarının hayata geçirildiğinin, hangi hedeflerin gerçekleştirilemediğinin ve mevcut ihtiyaçların neler olduğunun ortaya konulması gerekiyor.

Bu kapsamda Hatay Valiliği koordinasyonunda; Hatay Büyükşehir Belediyesi, ilgili kamu kurumları, ticaret ve sanayi odaları, Deniz Ticaret Odası ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla bir çalışma komisyonu kurulması önemli.

Oluşturulacak komisyonun mevcut lojistik master planın uygulama sonuçlarını değerlendirmesi, Amanos Tünelleri ve uluslararası ulaştırma koridorlarını dikkate alarak deprem sonrası değişen koşullara uygun, güncel ve uygulanabilir bir lojistik yol haritası hazırlamalı.

Bölgenin geleceği açısından yanıt bekleyen en önemli soru ise Hatay'ın uluslararası ticaret koridorlarında yalnızca yüklerin geçtiği bir güzergâh olarak mı kalacağı, yoksa üretim, ticaret ve katma değerli lojistik hizmetlerin geliştiği uluslararası bir lojistik merkeze mi dönüşeceği.

Amanos Tünelleri, İskenderun Körfezi limanları ve uluslararası ticaret bağlantıları Hatay için önemli fırsatlar sunarken, bu fırsatların ekonomik kazanca dönüşmesi bugünden atılacak planlama ve yatırım adımlarına bağlı olacak.

Hatay'ın uluslararası lojistik ağlarda üstleneceği rol, yalnızca coğrafi konumuyla değil, bugün alınacak kararların ne ölçüde hayata geçirileceğiyle belirlenecek.”