Gündem

Turan Otağı ve Sipahiler Derneği’nden ortak açıklama…

Turan Otağı ve Sipahiler Derneği, Türkiye genelinde sınır güvenliği, milli birlik ve egemenlik hassasiyetleri çerçevesinde yaşanan gelişmelere ilişkin ortak basın açıklaması, Türkiye’nin güney sınırı sıfır noktasında Hatay Yayladağı Sınır Kapısı önünde de Genel Başkanvekili Hikmet Altıok tarafından gerçekleştirildi.

Dernek adına basın açıklamasını okuyan Genel Başkanvekili Hikmet Altok, son günlerde Türkiye’nin çevresinde ve sınır hattında yaşanan gelişmeler karşısında kamuoyunu bilgilendirme ve milli hassasiyetleri demokratik bir zeminde ifade etme gereği duyduklarını söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sınırları, bayrağı ve millet iradesiyle bölünmez bir bütün olduğunu vurgulayan Hikmet Altıok “Hatay, bu bütünlüğün yalnızca coğrafi bir parçası değil; Türk milletinin tarihsel iradesinin, bedel ödeyerek kazandığı bir vatan toprağıdır. Yayladağı Sınır Kapısı ise bu iradenin ve egemenliğin fiilen temsil edildiği noktalardan biridir” dedi.

Bölgede yaşanan gelişmelerin sınır güvenliği ile milli birlik ve beraberliğin önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizen Hikmet Altok, Türkiye’nin hiçbir dış yönlendirmeye, vekâlet planına ya da dayatmaya mahkûm olmadığını, Türk milletinin kendi de kaderini tayin edecek kudrete, devletin ise bu iradeyi koruyacak güce sahip olduğunu dile getirdi.

Dernek olarak duruşlarının kışkırtma değil sağduyu, tehdit değil kararlılık ve ayrıştırma değil milli birlik olduğunu ifade eden Altok, Türk bayrağı altında yapılan her meşru açıklamanın anayasal hakların doğal bir yansıması olduğunu kaydetti.

Yapılan basın açıklamasının hiçbir halkı, inancı ya da topluluğu hedef almadığını vurgulayan Altok, aklamanın yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini, sınır güvenliğini ve milli çıkarlarını savunmak amacıyla gerçekleştirildiğini, devletin kurumlarına güven duyduklarını, millet olarak uyanık olmanın da tarihi bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.

Milli meselelerde ortak akıl çağrısında bulunan Altok, iç çekişmelerin bir kenara bırakılması ve Türkiye’nin geleceğinin günübirlik hesaplara kurban edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.