Gündem

“Dijital Bağımlılığın temeli erken yaşlarda atılıyor”

Psikiyatrist Suat Yiğit, İlk kez ‘dijital toksikasyon’ kavramını yıllar önce bir eğitim kurumunda kullandığında teknoloji karşıtı olmakla eleştirildiğini hatırlatarak dijital bağımlılığın temelinin erken yaşlarda atıldığına işaret etti.

İskenderun İlçe Halk Kütüphanesi Toplantı Salonu’nda “Dijital Bağımlılık ve Akademik Başarısı Üzerindeki Etkisi” konulu söyleşi yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda dijital bağımlılığın bireyler ve özellikle gençler üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde ele alındı.

Açılış konuşmasını yapan Kütüphane Müdürü Nebil Özdemir, kütüphanenin 15 Aralık’tan bu yana hizmet verdiğini belirterek katılımdan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özdemir, şunları söyledi: “Kütüphanemiz 15 Aralık’tan beri açık durumda ve ilginiz bizi fazlasıyla memnun ediyor. Biz de kütüphanenin temel görevlerinin dışında daha fazla sanatsal, kültürel ve toplumsal yönlerini ön plana çıkarmak için bu gibi etkinlikleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bugün dijital bağımlılık konusunu alanında uzman bir isimle tartışacağız ve bu gönüllü bir proje. Bu işin fikir babası kendisi, biz sadece bu çalışma için yer sağladık. Şimdiden hepimiz için faydalı, verimli ve ilham veren bir tartışma olmasını diliyorum”

“Dijital Bağımlılık ve Akademik Başarısı Üzerindeki Etkisi” başlıklı sunumunda dikkat çekici değerlendirmelerde bulunduğu söyleşide konuşan Psikiyatrist Suat Yiğit dijital bağımlılığın son 5-8 yılda ciddi oranda arttığına dikkat çekti.

Dijital toksikasyon, yani dijital zehirlenme konusu son yıllarda dünya ve Avrupa’da özellikle dikkat çekmeye başladığını belirten Yiğit “Aileler, çocuklar ve bireylerin kendileri bu konuda ciddi sıkıntılar yaşıyor. İlk kez ‘dijital toksikasyon’ kavramını yıllar önce bir eğitim kurumunda kullandığımızda teknoloji karşıtı olmakla eleştirildik. Oysa bu, teknolojiyi reddetmek değil; bilinçli kullanım çağrısıdır. 1998 yılında üniversite öğrencisi bir gencin, günler süren bilgisayar kullanımı sonrası akut böbrek yetmezliğinden hayatını kaybettiğine şahit oldum. Bu mesele hafife alınacak bir konu değil; hayatımızın temel sorunlarından biri” diye konuştu.

Dijital bağımlılığın yalnızca sınavlara hazırlanan öğrencileri değil, 1 yaşından 60 yaşına kadar geniş bir yaş grubunu etkilediğini vurgulayan Yiğit, “Özellikle erken yaşta başlayan kontrolsüz ekran kullanım, gençliği bu noktaya getirdi. Yemek yemesi için çocuğun önüne koyulan telefon ya da misafirlikte sorun çıkarmasın diye verilen tablet kısa vadede ebeveynin konfor alanını koruyor gibi göründü, ancak uzun vadede çocuğun gelişimine zarar verdi. Dijital bağımlılık çoğu zaman 18-23 yaş aralığında fark ediliyor; ancak temeli çok daha erken yaşlarda atılıyor” şeklinde konuştu.

Program, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.