Gündem

Kaptan Kayhan İskenderun’da Toprağa Verildi!

Marmara Denizi’nin Silivri açıklarında 2 Eylül’de meydana gelen gemi kazasında hayatını kaybeden Tuğberk İmamoğlu gemisinin birinci kaptanı Yaşar Kayhan, günler süren arama-kurtarma çalışmalarının ardından memleketi İskenderun’da son yolculuğuna uğurlandı.

Kocaeli’den Aliağa’ya seyir halinde bulunan Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye gitmekte olan Tuğberk İmamoğlu isimli gemi, 2 Eylül’de Marmara Denizi’nin Silivri açıklarında çarpıştı.

Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisi batarken, gemide bulunan 10 kişilik mürettebata ulaşmak amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri tarafından arama-kurtarma çalışmaları başlatıldı.

Arama-kurtarma çalışmaları sırasında, kazanın meydana geldiği bölgeye yaklaşık 5 kilometre mesafede bir erkek cesedine ulaşıldı. Yapılan incelemeler sonucunda cansız bedenin, Tuğberk İmamoğlu gemisinin birinci kaptanı Yaşar Kayhan’a ait olduğu belirlendi.

CENAZESİ 13 GÜN SONRA

AİLESİNE TESLİM EDİLDİ

Kimlik tespit işlemlerinin tamamlanmasının ardından Kaptan Yaşar Kayhan’ın cenazesi memleketi İskenderun’a getirildi ve hastane morguna konuldu. Bugün öğle vakti hastane morgundan alınan Kayhan’ın cenazesi, Arsuz Karaağaç Asri Mezarlığı’na getirildi. Burada ailesi, yakınları ve sevenlerinin katılımıyla cenaze namazı kılındı.

Kayhan, kılınan cenaze namazının ardından dualar ve gözyaşları eşliğinde toprağa verilerek son yolculuğuna uğurlandı.

“BİZ BABAMIZA

13. GÜNDE ULAŞABİLDİK”

Cenaze töreninde konuşan Kaptan Yaşar Kayhan’ın kızı Özlem Günver, ailesinin 13 gün boyunca belirsizlik içerisinde beklediğini belirterek, “Biz babamıza 13. günde ulaşabildik, 14. günde cenazemizi teslim alabildik. 13 gündür sonunun nereye gideceği belirsiz bir bekleyişin içerisindeydik. Üzüntümüz ve sevincimiz bir arada. Çok şükür ki yerine koyabildik kendisini” dedi.

Gemide kayıp olan diğer mürettebatın ailelerine de dikkat çeken Günver, “Arkamızda daha 9 acıdaş ailemiz var maalesef. Silivri’de bıraktık onları, memlekete gelmek zorunda kaldık. Biliyoruz ki kalpleri bizimle. Dün defalarca onlarla konuştuk. Cenazemize katılmak istediler. Asla bırakmıyoruz onları, biz sonuna kadar onlarla beraberiz. Babamın çıkması eminim ki onlar için de çok büyük umut oldu. Bizim için çok büyük oldu, yerine koyabildiğimiz için. Bir ayağımız hep Silivri’de, hepsi bulununcaya kadar. Hepsiyle gönülden bağımız apayrı artık” diye konuştu.

“BEKLEYİŞİN NE KADAR KÖTÜ

OLDUĞUNU 13 GÜN YAŞADIK”

Kaptan Yaşar Kayhan’ın damadı Özgür Günver ise kazanın meydana geldiği 2 Eylül’den bu yana süreci yakından takip ettiklerini belirterek “Gittik, geldik, sürekli devletimiz yanımızdaydı. Arama kurtarma, askeri gemilere bindik, süreci takip ettik. Arama kurtarma sonucu su üzerinde bulundu kayınpederim. Çok şükür diyoruz, çünkü bir mezar yeri var, dua edebileceğimiz, orada olduğuna kanaat getirebileceğimiz. Vicdanımızın, aklımızın yatacağı bir olayla karşılaştık. Çok şükür, biz üzüntüden biraz sevince geçtik. Diğer dokuz mürettebatın ailelerinin yaşadığı acıyı da paylaşıyoruz. Onlar bizim kaderdaşımız, kardeşimiz oldu. İnşallah onlar da, öyle de böyle de artık günler geçti, bir şekilde bulunur, onların da bir yerleri olur. Bekleyişin ne kadar kötü olduğunu biz 13 gün yaşadık.” şeklinde konuştu.