Hayat pahalı… “Alışın.”
Ormanlar yanıyor… “Geçer.”
Adaletsizlik konuşuluyor… “Boş ver.”
Her yeni olay, bir öncekini unutturuyor. Gündem değiştikçe sorunlar çözülmüş olmuyor; sadece üzerleri yeni başlıklarla örtülüyor.
En tehlikelisi de bu.
Bir toplum, yanlışları normal görmeye başladığında sadece tepkisini değil, geleceğini de kaybetmeye başlar. Çünkü alışan insan sorgulamaz. Sorgulamayan insan hesap sormaz. Hesap sorulmayan yerde ise yanlışlar istisna olmaktan çıkar, kurala dönüşür.
Belki de artık kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz gerçekten güçlü bir toplum muyuz, yoksa her şeye dayanmak zorunda bırakılmış bir toplum mu?
Bir ülkeyi felaketler değil, felaketlerin sıradanlaşması yorar. Çünkü sessizlik bazen en yüksek alkıştır; en ağır bedeli de onu alkışlayanlar değil, gelecek nesiller öder.
Şaşırmayı bırakmayın. Çünkü şaşırmayı bıraktığımız gün, değiştirme irademizi de kaybederiz.
Hoşçakalın, sevgiyle kalın.