Atatürk' ün Akrabaları

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün akrabalarını Hatay da bulduk. Atatürk’ün Selanik’te birlikte karga kovaladığı dayısı Abdurrahman Aldırma’nın torunları ile anılarını paylaştık. Mütevazı kendi hallerinde yaşayan Atatürk’ün akrabaları ile Dörtyol, İskenderun ve Belen’de yaşadıkları yerde sohbet ettik. Dörtyol’a Atatürk’ün ablası Makbule hanımı ve kaldığı evi, Atatürk’ün Dörtyol’a gelişini bugünkü yaşadıkları duyguları ve kendilerine bırakılan hatıraları, anlatılan anıları paylaştık. Atatürk’ün isim ve soyadının baş harflerinin bulunduğu el yapımı tarihi saat, Dörtyol’a geldiğinde kullandığı tören merasim kılıcı ile Atatürk’ün ablası Makbule hanımın Dörtyol’da ki evinde kullandığı ve o günden bugüne gelen konsol ile aynasını bulduk.

10 Kasım 1938 yılında saat 09.05 te hayata gözlerini yumduğu andan itibaren Türkiye’nin üzerine yayılan Atatürk’ün ışığı, gönüllere düşen sevgi seli dün olduğu gibi bugünde Türk insanının gönlünde ilelebet yaşayacaktır. Dünya insanlarının da imrenerek baktığı, parmakla gösterdiği Ulu Önder Atatürk Dörtyol’a üç kez geldi Türkiye‘de Milli Mücadelenin ilk defa 19 Aralık 1918 tarihinde Dörtyol’da atılması Atatürk’e sevinç ve güven vermiş Atatürk Dörtyol’a 14 Ocak 1925’te, 17 Mayıs 1926 ve 15 Şubat 1931 tarihlerinde geldiği belirtilmektedir. Dörtyol’a geldiğinde halka da hitap eden Atatürk askeri hastaneyi ziyaret edip gezdikten sonra Dörtyollu Resul Ağa, ”Paşam zatı alinizin bu memlekette bir taşı toprağı olmalıdır der. Atatürk ne gibi diye sorar. Resul ağa‘da eli ile karşı tarafı portakal bahçelerini ve evi göstererek “sizin olsun paşam” der. Atatürk’te peki diyerek kabul eder. Dörtyol’da bulunduğu süre içerisinde Atatürk çok sevdiği çete reislerinden Deli ağanın evinde kalırdı. Atatürk’ün ”Benim Türkiye’de sadık dostlarım Dörtyol’da dır.” Diye konuştuğu, Kız kardeşi Makbule hanım içinde,”Ölene kadar Burada yaşasın” dediği belirtilmektedir. Atatürk’ün Dörtyol da ki evi taş bina üzerine kurulmuş iki katlı ve üzeri tahtalı köşk şeklinde idi. Bu evi kız kardeşi Makbule hanıma vermişti. Makbule hanım Dörtyol da kaldığı süre içerisinde Hatay’ın dört bir yanından Kırıkhan’ı Erzin’i Antakya’sı İskenderun’u birçok yerden gelen davetlere giderdi. Makbule hanım bu davetlere giderken de arabasına ekmek doldurur yolda gördüğü fakire çobana ekmekleri dağıtırdı. Makbule hanım yaşadığı süre içerisinde Atatürk için Dörtyol büyük camide devamlı mevlit okuturdu.

Atatürk’ün Dörtyol’u sevmesi geldiği ilçede gezmesi ve portakal bahçelerinden kokan o güzelim kokuları kokladığı zaman kız kardeşi Makbule hanıma da burada kalmasını söylemiş. Dörtyol’a Atatürk’ün hayata gözlerini kapattıktan sonra gelen ve kalan Makbule Hanım küçük ama şirin ilçede çok güzel gönler yaşamış. Atatürk’ün Selanik‘te birlikte karga kovaladığı dayısı Abdurrahman Aldırma’da 1938 yılında tayini Dörtyol Tren İstasyonu İşletme Müdürlüğüne çıkmış. Tayini nedeniyle bu şirin ilçeye gelen dayı Abdurrahman Aldırma buraya yerleşmiş. Dayı’nın Metin, Melih ve Mete İsminde üç oğlu vardı. Bu üç oğullarından da Atatürk’ün kanını taşıyan Metin’den Feyzullah ve Figen isimli iki çocuk, Melih’ten Hasan, Sadullah, Ayşe ve Funda isimli dört çocuk ve Mete’den de olma Serap, Zeynep ve Abdurrahman isimli üç çocuk doğmuş. Günümüzde Metin, Melih ve Mete kardeşler hayatını kaybetmiş. Atatürk’e benzerliği ile en son hayata gözlerini yuman 2003 yılında Metin Aldırma olmuş. Biz Atatürk ile akrabalık bağı bulunan Feyzullah, Figen, Hasan, Zeynep, Serap’ı yaşadıkları yerde bulduk ve konuştuk.

Önce Dörtyol’da Atatürk’e verilen ve yıllar önce kundaklanarak yandığı belirtilen köşkün bulunduğu yerde market işleten Atatürk’ün Dayısı Abdurrahman efendi’nin oğlu Melih’in oğlu Hasan ile görüştük. Hasan kendi hallerinde kimseye Atatürk’ün akrabası olduklarını söylemediklerini, ama çoğu insanın bunu bildiğini söylüyor.

Hasan’a buraya nasıl yerleştiklerini sormak istiyorum?

Atatürk’ün birlikte karga kovaladığı dedemiz Abdurrahman Efendi Haydar Paşa Tren İstasyon Şefi idi. 1938 yılında Atatürk öldükten sonra dedemin tayini Dörtyol’a çıkmış, O da gelerek burada Dörtyol istasyon şefliğinde hareket memuru olarak görev yapmaya devam etmiş. Emekli olduktan sonra burayı sevdiği için ayrılmamış. Atatürk’ün ablası Makbule hanımdan kalan bu bahçelerde uğraşmış. Dedem burada hayatını kaybetmiş. Ve Dörtyol’da ki mezarlıkta defnedilmiş.

Neler hissediyorsunuz Atatürk‘ün kanında olmak?

Hiçbir sıkıntımız olmadı. Gurur duyuyoruz. İnsanlardan yaşamımızda bir değişiklik yok. Normal vatandaşlar gibi yaşıyoruz. Atatürk kendi insanlarına eşit davranmış bu benim akrabamdır, yakınımdır diye ayırt etmemiş. Ayrıcalık tanımamış, Atatürk’ten sonra gelenler ayrıcalık yapmıştır ama o büyük insan asla yapmamıştır. Bizde onun için mütevazı bir şekilde yaşıyoruz.

O dönemlerden size kalan hatıra bir şeyler var mı?

Evet, bazı fotoğraflar var ama çoğu köşk yandığı zaman kül olmuş. Kimisi de kayboldu elimizde kalan bazı fotoğraflar ile dedemiz Abdurrahman efendinin istasyon şefi belgesi var koruyabildiğimiz. Birde benim evimde Atatürk’ün hediyesi el yapımı ve üzerinde baş harfleri yazılı çok değerli duvar saati var.

Mete’nin kızı Zeynep ile konuştuk. Zeynep Dörtyol’da hayatını sürdürüyor. Geçmişten elinde bulunan bir fotoğraf var ki bu tarihi fotoğrafta Atatürk’e çok benzeyen babası Mete, ablası Serap ve annesi ile kendisinin küçüklülük resmi görülüyor. Zeynep Hanım Atatürk’ü hep babasından dedesi ile yaşadıkları ve anlattıklarından bildiğini söyledi.

Neler anlatılıyordu diye sormak istiyorum?

Atatürk dedem ile karga kovalamış. Karga kovaladıkları ve bugüne gelen başarıdan başarıya imza atılanlar herkesin bildiği kitaplarda okuduklarını biliyoruz. Birinci dereceden akrabası olarak biz kendimizi biliyoruz. Başka akrabaları tanımıyoruz. Ne derece yakınlıkları olduğunu bilemiyoruz.

Makbule hanımı nasıl tanıyorsunuz?

Biz makbule hanımın konağında otururduk. Burada herkes çok iyi tanıyordu. Makbule hanım hasta olduğu zaman buradaki konakta yattığı zamandan çekilen fotoğraflarda vardı ama kayıp oldu.

Çocuklarımız, bizler Atatürk’ün akrabası olmaktan gurur duyuyoruz. Atatürk’ün bahçesini bağışladığı bugün Atatürk ilköğretim Okulu’nda çocuklarımız okuyor. Bu okulu araştırın diye öğretmen ödev vermiş benim kızım da parmak kaldırıp öğretmene benim annem Atatürk’ün akrabası oluyor demiş herkes alkışladı ve torunun torunu sayılır dediği için gurur duydum diyerek gelip bana anlattı. Bizim için sonsuz mutluluk verici duygular.

Atatürk’ün dayısı Abdurrahman Efendinin oğlu Metin’in eşi Birsen ve Feyzullah Figen adlı çocukları ile İskenderun’da ki evlerinde görüştük.

Feyzullah Aldırma (Metin Aldırma’nın oğlu): Torunlar arasında erkek olarak en büyük benim. Bize anlatılanlar Atatürk Dörtyol’u çok severmiş özellikle portakal bahçelerinde gezmeyi gelişini de portakal zamanına denk getirirmiş. Makbule hanım burada ise onu da görür değilse onu da çağırır burada dinlenirmiş. Bizler için gurur verici bir olay. Atatürk’ün akrabasıyız diyerek faydalanma gibi bir düşüncemiz olmadı olmayacakta. Bursa ‘da dedemin kız kardeşi vardı rahmetli oldular. Dedemiz Abdurrahman Bey Dörtyol’u çok sevdiği için gitmemiş.

Serap Kuzulu (Mete’ Aldırma’nın kızı) Torunlardan en büyük bayan benim. 10 Kasımlarda cumhuriyet bayramlarında Dörtyol'da yaşadığımız için bizlere şiir okutur, dedemi okullarda düzenlenen törenlere çağırırlardı. Ben bunları hatırlıyorum. Ben köşkte büyüdüm. Makbule hanımın kaldığı evde, köşkün aşağısında kalırdık. Dört oda bir salon Makbule Hanımın hizmetçileri orada kalırmış. Bende orda kalırdım. Sonra babam eskiyince tadilat yapmış bugünkü haline geldi. Fazla bir şey anlatılmadı.

Ağca Kuzulu (Mete Aldırma’nın en büyük torunu)

Dedem şeker hastasıydı son zamanlarında ayağı kesilmişti. Ben kendisini dolaştırıyordum. Balık tutmaya denize büyük bir merakı vardı. Atatürk’e dedem yüz hatları ve saç tarama şekli ile çok benziyordu. Dörtyol’a tayini çıktığı zaman Atatürk Ankara’ya yanına çağırmış Abdurrahman Dedeye gel demiş. O da Dörtyol çok sevdiğini burada kalmak istediğini söylemiş.  O zaman iki köşk varmış Birisi dedemin kaldığı diğeri de Atatürk’ün köşkü. Atatürk’ün köşkünü dedemin söylediğine göre Ermeniler tarafından yakılmış. Bu bahçe içerisinde bulunan portakal bahçeleri çiçek döneminde burcu burcu kokar. Devlete bağışlanan bu bahçenin bir bölümüne Atatürk İlköğretim Okulu yapılmış. Şuanda eğitim öğretim yapılmakta. Birkaç greyfurt ağacı kalmış o dönemlerden. Dedem söylediğine göre Hatay sorunu ve dinlenmek için Atatürk Dörtyol’a üç dört kez gelmiş. Köşkte kaldığı zaman da bahçenin içerisinde havuz varmış ve buraya su akarmış bu su akan havuzun etrafında oturup dinlenirmiş. Dedem Atatürk ile ilgili anıları, yaptıklarını bizim bugün kitaplarda okuduklarımızı bana anlatırdı.

Atatürk’ün zırhlı aracı bulunduğunu bunun Anıtkabir’e müzeye konması için Mete dedem bağışlamış. Ama bu bağışı iş bankası götürüp teslim ettiği için sadece İş bankasının adı yazdığından çok sinirlenmiş bana kızdığını anlattı. Diğer eşyaları vermeyeceğim dedi.

Birsen Aldırma( Mete Aldırma’nın eşi): Biz dışarıdaydık. Anlatılanlar hep aynı  bu çerçevede konuşulurdu. Bunun dışına çıkılarak konuşulan bir konu olmadı. Böyle bir aileye gelin gelmek benim için mutluluk verici gururu duyulacak bir olay. Bu gurur ve mutluluğu ölünceye kadar taşıyacağım.

Figen Aldırma (Metin Aldırma’nın kızı)  Yüce bir insanın en yakın akrabaları olmaktan gururu duyuyorum. Bizim için büyük bir şeref. Ben dışarıda olduğum için anlatılan anıların dışında bir şeyler bilmiyorum. Ama şu var ki her zaman Atatürk ismi geçse kutlamalar, anmalar olsa kanımız sanki daha hızlı hareket ediyor. Büyük bir sevinç duygusu taşıyorum. Herkese kısmet olamayacak bir olay. Bu kanı taşımak Atatürk’ün akrabası olmak.

Hatice Kuzulu (Mete Aldırma’nın torunu): Bana anlatılan Makbule Hanımın Dörtyol’a geldiğinde yanındakilerle dolaştığı sırada paltoları, kıyafetleri ile herkes parmakla gösterip bakın Atatürk’ün akrabaları, gelinleri derlermiş. Hatta kimileri de bu kıyafetlerle nasıl dolaşıyorlar diyenlerde oluyormuş.

Evet Atatürk’ün kanından olan bu aile bireyleri ile tek tek bulup konuştum. Gösterdikleri sıcaklık ve yaşam tarzları ile onlara sadece bravo demek geliyor içimden. Evet, sizler Dünyanın ibretle baktığı, bu milletin sönmeyen ışığının akrabalarısınız. Yaşamınız boyunca bu gururu taşıyın demek istiyorum.

Ufuk AKTUĞ

 

Ziyaretçi Defteri

ARSUZ'LU

sayfada göz gezdiirirken bi baktım herkes arsuza resmen sallamış.ya biraz insaflı biraz tarafsız olun.düşünceleriniz doğru fakat birazda arsuz halkı yerine koyun kendinizi..arsuz halkı dğilmiydi sizin...

Oku  |  Yaz