dodicocuk @ hotmail.com

Merhaba; sevgili dostlar, kelimeleri paylaşmayalı epey zaman oldu. Hızla geçen zamana ayak uydurmaya çalışırken , yetişemiyoruz hiçbir şeye …! Tam olmuyor ne yapsak, hep bir eksik kalıyor içinde. Kalbimden geçen kelimeleri paylaşmak için zaman ayıramadım…

Hayatta kazanan insanlar; kalp süzgecine değil, akıl süzgeçlerine inanıyorlar. Duygular artık ikinci planda hiçbir şey çok önemli değil artık kimse için; varsa yoksa hesaplar, iş ilişkileri, elde edilecek başarılar ve hedefler ve hedefler…

Yaşadığımız dönem bilgi ve teknoloji çağı… Her şeye ulaşmak artık çok kolay. Bilgiye ve borçlanarak pek çok şeye… Bir tuşla evimizi güven altına alıyor… Çocuklarımızı kontrol ediyor ve alışveriş yapıyoruz. X kuşağı olan bizler için bu döneme alışmak zor geldi. Biz alacağımız her şeye dokunmak, çocuklarımızı kendi gözümüzle görüp emin olmak, evimizin kapısını on defa kilitlemek isteriz. Birisiyle girdiğimiz diyolog’ta tam gözlerinin içine bakar, bize anlatmak istediklerini okuruz.

Girdiğimiz işlerde 35-40 yıl çalışır ve çalıştığımız insanlarla dostluk kurarız… Bir partiye ve takıma gönülden bağlanır ölünceye kadar onu destekleriz. Birini sever ve onunla ömrümüzün sonuna kadar birlikte yaşarız. Yapılan iyilikleri unutmaz, vefalı davranırız. Kendimizi ve sevdiklerimizi güven altına alır; ev alır, araba alır birikim yaparız. Harcarken bir iki kere düşünür ve borçlanmaktan korkarız. Problem çözme becerilerimiz gelişmiştir. Ve daha pek çok şey… Y kuşağı şu anda 35 ve 18 yaşındaki gençleri kapsar, biraz kural tanımazdırlar. Buyruk altına girmek istemezler. Dayatmaları sevmezler, iş değiştirmek onlar için hiç de zor değildir. Bağlılık duymazlar.

Z kuşağı çocuklar ve gençler 2000 yılından sonra doğanladır. Dijital çağın çocukları; aynı anda birkaç işi yapabilirler(telefonla konuşup, klavye ile yazıp, sohbet etmek gibi).Ama onlarda kurallara gelemezler, baskı altına giremezler, sadece kendilerinin mutlu olduğu işleri yaparlar kesinlikle bağlanmazlar. Güven duymazlar, duygusallıktan uzak ve narsistirler diyor uzmanlar, dijital çocuklar ya bu dünyayı kurtaracaklar ya da sonunu getirecekler… Eğer bilgi topluluğu olmak konusunda ayak direyip  duygu toplumu olmazsak gerçekten bizi toplum ve dünya için zor günler bekliyor…

Günümüzde bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Çocukların ihtiyacı; gerekli olandan çok bilgi değil onların duyguya ihtiyaçları var… Nedir  bu duygular, güven duymak  ait olmak; vicdan, acımak, saygı duymak, empati kurmak, eşitlik ve dürüstlük ilkeleri gibi duygulardır.

Çocuklar bilgiye değil, duyguya açlar ve mükemmel olan doğalarını açmamız gerekiyor. Doğaları onları olumluya sevk edecek ama dijital dünyayı ve olumlu duyguları harmanlayarak olacaktır. Geleceğimiz olan çocuklarımızı eğitirken hala kendi kafamızdaki çocuğu değil, gerçekte ihtiyaçları farklı olan çocuğumuzu eğitmeliyiz…

Biz eğitmenler ve ebeveynler unutmamalıdır ki; erken çocukluk dönemi çocukların hayatlarını kurguladıkları ve yaşamın gerçeğidir. Oluşturduğumuz yapı taşları onları geleceğe taşıyacaktır. Yapmamız gereken o kadar çok şey var ki; geleceğimiz için  “ DİJİTAL ÇOCUKLARI” öğrenmeli ve davranışlarımızı bir an önce değiştirmeliyiz.

Sevgiyle Kalın…