
İskenderunlu iflas eden pastane sahibi ile ayakkabı işletmecisi Tadilat için Vakıflara terk ettikleri dükkânları Süryani Kilisenin restorasyonu tamamlanmasından sonra başkalarına ihale edilince mağduriyetlerinin giderilmesi için hukuki yola başvurdular.
İskenderun’da Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait sinema ve dükkanlardan oluşan binanın tarihi dokusuna uygun olarak restorasyonu tamamlanarak aslına Süryani Katolik Kilisesine dönüştürüldü. Kilise bir süre önce İstanbul’daki Süryani Cemaati Vakfı yetkililerine teslim edildi. Kilisenin sinema halindeyken girişinde daha önce bir pastane diğeri ayakkabı dükkanı olarak kullanılan Papaz ve papaz yardımcılarının konutun altındaki yerler öncelik kiracılarına verilmek kaydıyla tadilat nedeni ile boşaltıldığı iddia edilirken, ancak iki dükün başkası tarafından kiralanınca eski kirasılar haklarını hukuki yoldan aramak zorunda kaldı.
Ayakkabı işletmecisi Halef Emir ile Pastane işletmecisi Semih Zinkçi, işyerlerini teslimini beklerken yerlerin ihaleye çıkarak başkalarına verildiğini öğrenince şok olduklarını söylediler. Ayakkabı işletmecisi Halef Emir, 10 yıllık kiracısı olduğu işyerlerinin tadilat sonrası verecekleri sözü verilerek çıkartıldıklarını, bir süre için hemen karşıda bulunan baharatçının bir bölümünde süreci beklediğini ve işini buradan yürütmeye çalıştığını anlatarak “Kiralarımızı zamanında ödüyor üzerimize düşen sorumluluğu her zaman yerine getiriyorduk. Ancak bu şekilde söz verilmesine rağmen haberimiz olmadan ihaleye çıkartılıp birilerine verilmesi bizleri perişan etti. Bir hak hukukumuz varsa lütfen koruyun dedik. Mardin’den gelen Süryani papaz ile İstanbul’dan gelen vakıf yöneticilerine defalarca bunu söyledik. Bize söylenen şuydu; arkadaşlar biz rahmanız burada Allah’ın evini yapıyoruz. Allah’ın evini yaparken kimseyi mağdur etmeyeceğiz. Size her türlü hukuku tanıyacağız. Takdir edersiniz size devletin kaymakamı vakıf yöneticileri ve Süryani vakfı yöneticileri papaz efendisine kadar size bu kadar garanti verirlerse bizde buradan çıktık. Dilekçe ile müracaatlarımızı dahi kabul etmediler. Bizi mağdur edenlerle yasalar önünde gereken müracaatlarımızı yapıyoruz. Ricalarımız iyi niyetlerimize hiç cevap vermiyorlar” diye konuştu.
PASTACI İFLAS ETTİ
Kilisenin içinde kalan dükkânda 20 yıl Doruk Pastanesi olarak hizmet veren Semih Zinkçi işyerinin tadilat nedeni ile kendisine tekrar verilmesi sözü karşısında terk ettikten sonra iflas etiğini söyledi.
Zinkçi, dükkân kirasını 1 gün dahi aksatmadan yıllar boyu burada çalıştığını, hükümetin çıkardığı Avrupa kriterlerine uyum sağlamak için tadilat yapmak zorunda kaldığını belirterek şöyle konuştu: “Gıda maddeleri satan yerlerin Avrupa birliğine uyum sağlamak için modernleşmek gerektiğini beyan ederek il tarım müdürlüğü ve belediye ekipleri geldiler dükkâna baktılar burayı modernleştirmek gerektiğini söylediler. Aksi takdirde 7,5 milyar para cezası keseceklerdi. Ben bu parayı ceza olarak ödeyeceğime dükkânı güzelleştiririm düşüncesi ile tadilat yaptım. Bir yıla yakın tadilat sürdü. 20 milyar masraf döktüm bunun 12 milyarını dışardan borç olarak yaptırmıştım.1 yıl sürmeden kilisenin tadilat olacağını söylediler. Çok zor durumda kalırım dedim. Hiç kimse beni dinlemedi. Mahkemelik olduk. Dükkânların üzerinde herhangi bir kiralıktır yazısı konulmadı bize danışılmadı. Bu fiyatta öder misiniz, hiçbir şekilde beyan etmediler. Niye mağdur edildik. Biz kötü insanlar mıyız? Neden bizi dışarı attılar? Bir başımıza kaldık. Şimdi dışarıda işte yapamıyoruz. İflas ettik. Üniversitede ilköğretimde okuyan çocuklarım var. Bir emekli maaşıyla ben bunlara nasıl yeterim. Bir bulaşıkçılık işi için dahi iş aramaya gittiğim zaman sen yaşlısın diyorlar. Rica ediyoruz bize bu dükkânları geri versinler.”