Levent Hakkı
YILMAZ

Özel İkem Koleji Kurucusu Levent Hakkı Yılmaz ile Eğitimi ve İkem'in Başarılarını konuştuk.

Diğer Röportajlar

MV / ULLA





DENİZİN DİBİNDE

İSKENDERUN HABER

“Narenciyede İç Tüketim Çok Yetersiz”


Sedat İSKENDEROĞLU / DÖRTYOL

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Hatay Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Tanju Katipoğlu Domuz gribi salgını korkusu dolayısıyla 2009 üretim sezonunda hareketli geçmesine rağmen narenciye iç tüketiminin yetersiz olduğuna dikkat çekti.

Turunçgil fiyatlarındaki reel gerilemenin önemli nedenlerinden birinin yurt içi talebin yetersizliği olarak nitelendiren Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Tanju Katipoğlu “Yurt içi talebin yetersiz olmasının nedenlerinden biri tüketim alışkanlığı olmadığı gibi, en önemli nedeni de tüketici fiyatlarının üreticinin eline geçen fi-yatlardan 5-6 kat kadar daha yüksek olmasıdır.” dedi.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Hatay Şube Yönetim Kurulu Üyesi Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Tanju Katipoğlu, Turunçgil piyasasında etkin, iyi işleyen bir pazarlama organizasyonunun bulunmadığını belirterek “Turunçgil piyasası sadece hal yasasıyla şekillenen bir pazar olmayıp borsası olan bir sektör haline getirilmelidir. Turunçgilde dışsatım organizasyonu ve dışsatımı özendirecek ihracat teşvik primleri ile destekler de yetersizdir. Bu desteklemeler her yıl dedikodularla yayılan ve hüsranla biten bir rakamdan oluşmaktadır. Desteklemelerin sezon başlamadan önce uygun bir şekilde tespit edilip ilan edilmesi ve ihracatçının kendisini buna göre planlaması gerekmektedir” diye konuştu.

Dış ticarette kimyasal kalıntı, kalite standardı, insan sağlığına uygunluk gibi tarife dışı engellerin bu gün geleneksel gümrük tarifeleri gibi engellerden daha önemli olduğuna işaret eden Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Tanju Katipoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu tarife dışı engelle-rin aşılmasında, ihracatçıların olduğu kadar devletin de görevidir. Önceki yıllarda önemli bir dışsatım pazarımız olan Rusya ile Akdeniz meyve sineği zararlısı yüzünden bu ülkeye turunçgil ihracatımız ciddi darbe yemiştir. Rusya ile aramızda çıkan bu kriz iyi yönetilememiş, bu krizin aşılmasında alt yapının ve teknik organizasyonun yetersiz olduğu görülmüş, tarım ve köy işleri bakanlığı üzerine düşün sorumluluğu yeterince yerine getirememiştir. Bu gün sorumluluk daha çok ihracatçıların günü birlik, kalıcı ve köklü olmayan çözümlerine terk edilmiştir.”

Katipoğlu, Bütün bu problemlerin analizleri, giderilmesi aşamalarında sadece üretici ve pazarlayıcılar (paketleme evleri) ele alınmış, aracı simsarlar, tüccarlar ve bunların uygulamaları, fiyat oluşumundaki etkileri dikkate alınmadığının altını çizdi.

Tüccarlar ve aracıların ürünün durumu ne olursa olsun, kesinlikle değil entegre mücadele yöntemleri, en temel yöntemleri bile gayriciddi ve uygun olmayan yöntemlerle çözüldüğünü kaydeden Katipoğlu “Onlar için kullanılan pestisitlerin önemi yoktur. Bahçe ve bahçenin geleceği, doğal hayat ve gıda güvenliği sonuçta uluslar arası pazar bu kişilere emanet edilmektedir” dedi.

Domuz gribi salgını korkusundan dolayı 2009 üretim sezonu iç tüketim hareketli geçmesine rağmen turunçgil fiyatlarındaki reel gerilemenin önemli nedenlerinden birinin de yurt içi talebin yetersiz olarak gösteren Katipoğlu “Bunun nedeni ise tüketim alışkanlığı olmadığı gibi, tüketici fiyatlarının üreticinin eline geçen fiyatlardan 5-6 kat kadar daha yüksek olmasıdır. Bu da önemli bir tüketici kitlesini oluşturan dar gelirlilerin bütçesine önemli bir yük getirmektedir. Yurt içi talep yetersiz olduğu gibi bu olumsuzluğun etkisini bir ölçüde hafifletebilecek bir şans olan potansiyel dış pazarlardan gelecek dış talepte yeterince değerlendirilmemektedir. Bu fiyat dengesizliğinin en büyük nedeni ürünün tüccarlar tarafından üreticinin elinden çok ucuza kapatılması ve aracının yüksek kar etme isteğidir” şeklinde açıklamada bulundu.

Birçok yerde tüccarın ürünü ucuz paralarla alıp, son alımlarını ise yüksek fiyatla yaparak fiyatları speküle ettiğine değinen Ziraat Yüksek Mühendisi Hamdi Tanju Katipoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bu durum turunçgil ihracatçısının tamamen aleyhinedir. Turunçgil üretimi ile işleme sanayi arasındaki entegrasyon zayıftır. İşleme sanayi turunçgil üretimine istikrarlı bir talep yaratması, katma değerin bölgede/yurtiçinde kalması ek istihdam ve gelir yaratması bakımından son derece önemlidir. Ülkemizde turunçgilin standardizasyon, paketleme, konserve, meyve suyu ve konsantresi gibi işleme oranı oldukça düşüktür. Onlarında ekonomik ve kalitatif durumları iyi değildir. Çoğu paketleme evleri uluslararası standartlardan ve yurtdışı pazarın gereksinimlerinden haberdar değildir. Son zamanlarda özellikle Dörtyol bölgesine ihracat yapan firmalarda çöküş ve gerileme had safhaya çıkmıştır. Tüm bunların yanı sıra sektörde iyi gibi görünen bazı paketleme evleri çok küçük ölçekli ve kalitesiz üretim yapan işletmelerdir.”

Alıntı yapmadan önce lütfen "Yasal Uyarı" yı okuyunuz.
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yazdır
  Bookmark and Share
Yorum (0)

 

Ziyaretçi Defteri

mali

Sizler gibi okuyan duyarli insanlar oldukca öyle mutlu oluyorumki.Ayrica sizlere katilmamak mümkünm...

Oku  |  Yaz

 

 



 

Ana Sayfa  .  Webmasterlara Özel  .  Yasal Uyarı  .  Kullanım Şartları ve Gizlilik İlkesi  .  Künye  .  Reklam  .  İletişim

Copyright © 2006 İskenderun Ajans   .   İskenderun.Org bir İSKENDERUN AJANS hizmetidir.