AK Parti Hatay İl Başkanı ve Hatay Roro A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Güler başkanlığında İskenderun’da düzenlenen toplantıda Büyükşehir belediyesinin HADO projesi eleştirildi.

 

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Salonu’nda Ak Partili Belediye Başkanları, işadamları ve oda başkanlarının hazır bulunduğu toplantıda Hatay Roro’nun tanıtımını yapan Şirket Yönetim Kurulu Başkanı aynı zamanda Ak Parti İl Başkanı İbrahim Güler, Hatay Roro’nun 63 tane uluslararası nakliye yapan R2 yetki belge sahibi bir Anonim Şirket olduğunu söyledi.

 

İbrahim Güler, firmayı kurduklarında üç ay ömür verildiğini vurgulayarak “Allah’a hamdolsun dördüncü yılındayız. İki yıl boyunca kiralık gemilerle idare ettik. Bir tane de gemi aldık. Gemiyi alırken de, Arabistan’la olan sorundan ötürü bizim yolculu gemi almamız gerekiyordu. İrade kurulunca, çaba sarf edilince, Hataylıların özelliği olan umudunun bittiği yerde inadının başlamasıyla biz Habib Naccar diyarına Habib Naccar gemisini satın aldık. Şu anda Türk Armatörlerinin sahip olmuş olduğu en büyük yolcu gemisi bizim, yani denizciliği bilmeyen 63 nakliyecinin elinde. Bu Hatay adına bir gurur, ben bunun sevincini yaşıyorum. İnşallah bu süreçten sonra Beyazıt Bestami adıyla ikinci gemimiz geliyor” diye konuştu.

 

İlk kuruluşta 55, bugün 63 olan firmayla 230 bin dolar gibi küçük bir rakamla başladıklarını hatırlatan Hatay Roro Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Güler “Şu an elimizdeki Ropax gemi, minimum şartlarda beş tane feribot alır. Ama biz bu işe 232 bin sermayeyle başladık ve bugün bir gemi sahibiyiz. Hatay’ın gemisi bu ve çok yakın tarihte de ikinci gemimiz geliyor” dedi.

 

HBB’nin HADO projesini eleştiren İbrahim Güler “Bunu yapmak için ilk etapta ihale kanununa aykırı bir şekilde dışarıdan gemi alımına devletin milletin 25 trilyonunu harcamasına gerek yok. Mersin’de arzu ederlerse bu konuda farklı firmalara (Ro-ro’cu kimliğimizden ötürü tanıttığımız) firmalara da yönlendirme ile kiralama yoluyla yapabiliyor iken 25 trilyonun harcanmasına ben bir vatandaş olarak razı değilim. Bunun yolu bu değil; öncelikle kiralamaya gider, feribotları getirirsiniz, orada durumu güzergâhı hattı kapasiteyi talebi görüsünüz, hattın oturacağına inanırsınız daha sonra yine feribot yatırımına girer hattın devamlılığını sağlarsınız. Burada Hatay roro örnek alınmış, bu benim için gururdur. Yalnız yanlış örnek alınmış, Hatay roro gibi kiralamayla gidersiniz. HADO dükkanı kapatma zorunda kalırsa, en azından kira sözleşmesi biter, feribotunu gönderir ve milletin, devletin bu imkanları da heba edilmemiş olur” şeklinde konuştu.

 

Erol Aygen de, partiler arasındaki rekabetin olumlu filizleri engellememesi gerektiğine dikkat çekerek  “Ben isterdim ki ÇED gibi, bu işin uzmanları bir araya gelir, aylarca tartıştıktan sonra net bir proje bize getirilmeli. Büyükşehir Belediyesi geldi bir şeyler anlattı sevindik, siz geldiniz bir şeyler anlattınız şaşırdık. Peki sizin iki farklılığınızın bedelini halk niye ödesin!” dedi.