Hatay’ın İskenderun ilçesi Kocatepe Mahallesi’nde ikamet eden Şamlı Aşireti Yardımlaşma Derneği üyelerinin konuk ettiği Dr. Yılmaz Şahutoğlu, Belediye Başkan adaylığını ilk kez burada açıkça dile getirdi.

 

İskenderun’da çeşitli mahallelerde ikamet eden ve sayılarının 3 bini bulduğu belirtilen Şamli Aşireti Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Palmiye Hastanesi Başhekimi Dr. Yılmaz Şahutoğlu ile ekibini ağırladı.

 

Cumhuriyet Halk Partisi’nde uzun süredir siyaset yapan Dr. Yılmaz Şahutoğlu Kocatepe Mahallesi Muhtarı Doğan Değirmenci, Şamlı Aşireti Derneği Başkanı Eşref Göçer ve üyeleriyle karşılıklı sıcak bir sohbet etti.

 

Aşiretin bütün üyeleriyle bir gönül bağı oluşturduklarını ifade eden Dr. Yılmaz Şahutoğlu “Bu şehirde yaşayan her insan bizim kendi insanımız, canımız, yakınımız olarak görüyoruz. İnsan olmanın ana erdemi bu olsa gerek. Çünkü insanın aidiyetinin hiçbir önemi yoktur, kendi insani değerleri, vasıfları, ahlakı bizim için önemlidir. Temel ilke olarak ‘Yaratılanı, yaratandan ötürü baş tacı eden’ bir zihniyeti, felsefeyi benimsiyoruz. İskenderun’un bu zenginliği fazlasıyla yaşayan bir ilçe, Türkiye’nin her bölgesinden, her sosyal katmanından insanların bir arada, barış huzur içerisinde kardeşçe yaşadığı, herkesin birbirini olması gerektiği gibi görüp, kabul edip saygı duyduğu bir atmosferde. Bizlere de düşen yegâne görev şehri yönetmeye talip insanlar olarak bu birliği, beraberliği, bu arış ve kardeşlik iklimini çok daha zenginleştirmek, ileriye, yarımlarımıza, çocuklarımıza, torunlarımıza bu emaneti çok da sağlıklı bir şekilde bırakma yönünde mücadele olmalıdır” diye konuştu.

 

Yeryüzünü cennete de, cehenneme de çevirmek insanoğlunun ve o coğrafyada yaşayan insanın kendi elinde olan şey olduğunu vurgulayan Dr. Şahutoğlu “Yanı başımızda hepimizi her gün üzen şehit haberlerini aldığımız bir savaş ortamının içerisindeyiz. Ülkemizle, Mehmetçiğimizle ordumuzla bu sürecin içerisinde bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyorum. Ülkemize de ordumuza da muzaffer olma temennisinde bulunuyoruz” dedi.

 

Hatay’ın Türkiye ve dünya coğrafyasında bir barış, medeniyet, hoşgörü kenti olarak yad edildiğinin altını çizen Dr. Şahutoğlu “Bu haliyle de sadece Türkiye’ye değil dünyaya model ve örnek şehir olarak tanıtılır. Burada STK’lara, dernek başkanlarına, siyasilere oda başkanlarına çok büyük görevler düşüyor. Farklılıklarımızı; birbirimizi kutuplaştıran zihniyette değil, birbirimizi zenginleştiren bir yapıda unsurlar olarak görmemiz ve bu şekilde kabul etmemiz lazım. uzun yıllar İskenderun’da hizmet veren bir kardeşiniz olarak, birçoğunuz da yakından tanıyorsunuz, bu bölgede 50 binden fazla insana birebir dokunup hizmet veren bir insan olarak hangi ırka, mezhebe, aidiyete, ana-babaya sahip olmasına bakmaksızın biz gelen herkesi kedi kardeşimiz, anamız, babamız kendi öz canımız gibi gördük. Öyle gördük, bu zihniyetle onlara yaklaştık. 73 millete bir nazarla baktık. Bu bize insanlar arasında saygınlık, sevgi kazandırdı” şeklinde konuştu.

 

İLK KEZ ŞAMLI AŞİRETİYLE PAYLAŞTI

İskenderun Belediye Başkan adaylığı ile ilgili düşüncelerini Şamlı Aşiretiyle ilk kez açık açık paylaşan Dr. Yılmaz Şahutoğlu şunları söyledi: “İnşallah eğer kısmet olur ve adaylık olursa, İskenderun’da yaşayan, 45 mahallenin tamamında her insana, her eve girerek bu çalışma süreçlerimizi paylaşma şansını yakalayacağız. İskenderun’a ve yaşayan her kesime hem ekonomik, hem sosyal, hem de iş sahası, eğitim ve kültürel anlamında bu şehri bir marka yapma, İskenderun’da hiç de arzu etmediğimiz birçok gencin farklı gruplar ve art niyetli kitleler tarafından kötü, yanlış yollara sürüklenmesine müdahale etmek için çok ciddi organizasyonlara gireceğiz. İş istihdamı yaratma noktasında, iş dünyasıyla çok ciddi ilişkiler içerisinde yer alacağız. Bu istihdamı hakkaniyetli ve adaletli geniş kitlelere yayma noktasında, ciddi bir iradenin içerisinde yer alacağız. Elimizdeki mevcut gücü en önemli ilke olarak gördüğüm; adalet duygusuyla herkese yaymaya çalışacağız. Biz toplumsal barış ve huzurun yegane mekanizmasının adalet olduğuna inanlardınız. Adaletin olmadığı yerde; barışın, huzurun, insanın kendini güvende hissetmesinin mümkün olmadığı gerçeğini gözeterek hareket edeceğiz…”